FETÖ İLE MÜCADELEDE YAPILACAK YENİ HATALARA ÜLKEMİZİN TAHAMMÜLÜ YOKTUR

Yayınlanma Tarihi:10-10-16 08:55

FETÖ İLE MÜCADELEDE YAPILACAK YENİ HATALARA ÜLKEMİZİN TAHAMMÜLÜ YOKTUR.  

 

MÜCADELEYİ SULANDIRAN VE İTİBARSIZLAŞTIRMAK İSTEYENLERLE DE MÜCADELE ŞARTTIR.

 

15 Temmuz gecesi Yüce Türk Milleti ağır bir travma yaşadı. Yıllardan beri Devletimizin kılcal damarlarına sızmış hain bir grup tarafından saldırıya uğradı. Bu saldırı esnasında silahsız vatandaşlarımızın üzerine otomatik silahlarla, tanklara, helikopterlerle ve savaş uçakları ile ateş edildi, bombalar yağdırıldı.

 

Hepsinden önemlisi Yüce Türk Milletinin özgürlüğünün mabedi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı, Özel Harekat Daire Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü bombalandı. Bu hain saldırı sonucunda ise toplamda 246 şehit ve binlerce yaralı ile Türk Milleti bu zorlu mücadeleden başarı ile çıktı.

 

Türk Milleti o gece sağcısı, solcusu, muhafazakarı, AKP’lisi, CHP’lisi, MHP’lisi, hiçbir siyasi düşünceye kapılmadan tek vücut halinde demokrasiye, hukuka, kısacası geleceğine sahip çıktı ve sonunda şehit olmak adına ülkesine devletine sahip çıktı.

 

Emniyet-Sen olarak daha bu hain girişimin başladığı ilk saatlerde, Genel Başkanımız Sayın Faruk SEZER'in başkanlığında yapmış olduğumuz konferans görüşmesinde "EN KÖTÜ DEMOKRASİ EN İYİ DARBEDEN DAHA İYİDİR" düsturundan hareketle, birbirimizl helalleştikten sonra bağlı bulunduğumuz birimlere geçerek, son mermimiz kalana kadar bu hain grup ile çatışmaya, gerekirse bu uğurda şehit olmaya karar aldık ve görev yerlerimize geçtik. Bu hain saldırı sonucunda ülke genelinde bu hain yapı ile bağlantıları olanlara yönelik başta Emniyet Teşkilatı olmak üzere TSK’da, Yargı’da, Milli Eğitim’de, Sivil Toplum Örgütlerinde vs. açığa alma, gözaltına alma ve cezaevi süreci başladı. Bu süreç başlamasının ardından Emniyet-Sen’e gelen mesajlara açığa alınanlarla ilgili olarak bizden hukuksal destek isteyenlere cevaben 19 Temmuz 2016 günü resmi internet sayfamızdan "Baştan belirtmek gerekir ki; bu taleplere evet dememiz düşünülemez. En başta Büyük Türk Milletinin iradesinin tecelli ettiği Gazi Meclisimize saldırı yaparak demokratik, laik, sosyal hukuk devletimizi hedef alan, yine ülkemizde devam eden bölücü terör eylemlerine karşı canını ve geride bıraktıklarını hiç düşünmeden, devletimizin bekası için şehit düşmüş meslektaşlarımızın merkezine ve halkımızın üzerine ağır bombalı saldırılar yapan Türk askeri görünümlü ve EN BAŞINDAN İTİBAREN İDAMLARINI TALEP ETTİĞİMİZ hain teröristlerin sahip olduğu motivasyonla ilişkilendirilerek haklarında yapılacak adli ve idari soruşturmaların selameti için açığa alınıp silah ve kimliklerine el konulan Emniyet Teşkilatı mensuplarına hukuki destek sağlamamızın mümkünü yoktur, olamaz." şeklinde bir basın açıklamamız olmuştu. Bizler bu soruşturmaların tümünün hukuk çerçevesinde yapılacağını, somut delillere dayandırılarak gerekli işlemlerin yapılacağını düşünmüş idik. Ancak bu güne gelene kadar yapılan operasyonları gördüğümüzde bu işin böyle olmadığını gördük. Bizim gördüğümüz gibi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da görmüş olacak ki; bir süre önce yaptığı açıklamada "AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI" şeklinde serzenişte bulunmuştur. Bundan hariç Ak Parti Gaziantep Millet Vekili Sayın Şamil Tayyar da yapmış olduğu bir televizyon programında "EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PARALEL İŞGAL ALTINDA. YUKARIYI TEMİZLEMEDEN ALT KADEMELERE İNEMEZSİNİZ" demiş ve yine Ak Parti Millet Vekili Sayın Metin KÜLÜNK Ak Parti milletvekillerini kast ederek "ÇEKİN KARDEŞİM ELLERİNİZİ SORUŞTURMALARDAN, SORUŞTURMALARA, GÖZALTILARA MÜDAHALE ETMEYİN" diyerek adeta Sayın Cumhurbaşkanın sözlerini tasdik etmiştir.

15 Temmuz gecesinden bu güne kadar yapmış olduğumuz gözlemlerde, özellikle son dönemde gerçekten at izinin it izine karıştı(rıldı)ğını maalesef görmekteyiz. Zira bizlerin kesin olarak kendilerine kefil olacağımız ve bu hain yapı ile irtibatının olmadığını bildiğimiz kişiler de açığa alınmaya başlandı. Bu tür haksız işlemlerle telafisi mümkün olmayan zararlara yol açılabileceği, mesela Emniyet Teşkilatında 12.801 Emniyet görevlisini kapsayan son açığa alma işlemlerinden sonra intihar eden polisler de pekala bu haksız işlemlerin bir sonucu olarak intihar etmiş olabilecekleri göz ardı edilmemelidir.

 

Son olarak önemle belirtmek gerekir ki; kamu erkinin kritik bürokratik alanları başta olmak üzere, kamusal alanı ele geçirme refleksi ile hareket ettiği açık olan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatı, iltisakı olduğu, örgüt hiyerarşisi içinde ve ideolojik bağlılık duygularıyla hareket ettiği konusunda yapılmış tespit veya kuvvetli şüphe bulunan kişiler dışında kalan kamu görevlilerine yönelik, fırsat bu fırsat denilip aynı torbaya katılarak haksız işlemler tesis etmekten vazgeçilmelidir. Eğer böyle devam edilirse, bu mücadele büyük oranda sulandırılmış olur ve bu da bu yolda yapılan yeni hatalar demek olur ki; ülkemiz bu hain örgüt ile mücadele yolunda yapılacak yeni hataları kaldırması, absorbe etmesi korkarız ki mümkün olmayacaktır.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

Emniyet-Sen Yönetimi

Okunma Sayısı:1995

Yorumlar:

HABERE YORUM YAZIN