EMNİYET-SEN ZAFER DAVASI SONRASI BASIN AÇIKLAMASI

Yayınlanma Tarihi:16-12-15 01:29

           Sayın basın mensupları ve değerli kamuoyu;

 

            09.11.2012 tarihinden kurularak hukuk mücadelesi başlatan Sendikamız; Ankara 9. İş Mahkemesinin kararı ile bir zafer daha kazanmıştır. Emniyet Teşkilatının bir sendikaya sahip olduğu bu defa da bir Mahkeme kararıyla tescil edilmiştir.

 

            Maalesef ülkemizde Emniyet Teşkilatı Personeli her daim üvey evlat muamelesi görmüş, insafsız çalışma koşullarında Avrupa'daki meslektaşlarından 2 kat daha fazla çalıştırılmaktadır. en temel insan haklarından biri olan izinlerini dahi kullanamamaktadır. Bu gibi sebeplerle kurulan Sendikamız tam da bu sebeplerle sürekli engellenmeye çalışılmıştır. Polislik mesleği fiilen devlet memurluğunun güvencesiz hali durumuna sokulmuş; keyfe keder sürgünlere, ihraçlara muhatap olmuştur. Meslek mensuplarımıza yapılan tüm hukuksuzluklara karşı bir ses olmak için meslektaşlarımızın yalnız olmadığını, kenetlendiğini ve dik duracağını haykırmak için kurulan sendikamız kurucuları ve üyeleri Emniyet Teşkilatının neden bir sendikaya ihtiyaç duyduğunu izah edercesine, zulüm seviyesindeki hukuksuzlukları ispat edercesine sürgünlere, ihraçlara muhatap edilmiştir.

 

            Zulüm ile abad olma çabası sürgünlerden, ihraçlardan ibaret kalmamış sendikamızın bir kısım mensuplarına çeşitli menfaatler sunularak önümüz kesilmeye çalışılmıştır. Ancak bugün kazanılan zafer; yağmur nereye yağarsa tarlasını oraya taşıyanların değil her koşulda dimdik duran, doğrularından şaşmayan, tek başına kalsa dahi hak bildiği yoldan şaşmayanların zaferidir. 

           

            Bu kararla; Emniyet çalışanların sendikasının olamayacağına ilişkin uzun yıllardır var olan tabu yıkılmıştır. Söz konusu karar, Türkiye’nin sendikacılık tarihinin önemli  dönüm noktalarından biridir. Emniyet-Sen yetkilileri  “Emniyet hizmetleri sınıfına tabi personel" için faaliyetlerine devam edecektir.

 

            Ankara Valiliğince 955 gün önce sendikamız aleyhine açılan davada "sendikamızın faaliyetinin durdurulması ve yok hükmünde olduğunun tespiti" istenmiştir. Bu yersiz iddiayı ve talebi reddeden Sayın Mahkeme'nin verdiği karar ile Türk sendikacılık tarihinde yeni bir dönem açılmıştır.

 

            Sayın Mahkemede yapılan yargılamanın her safhasında avukatımız Emrah AYTEKİN tarafından Anayasa Mahkemesinin 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15/J maddesi hakkındaki kararının hukuk dışı boşluklarına ve eksikliklerine değinilmiştir. Anayasamızın 90. maddesi uyarınca "Emniyet Hizmetleri Sınıfına Tabi Personel"in sendika kurmasını yasaklayan işbu hükmün uygulanma kabiliyetinin kalmadığına değinilmiştir. Anayasamızın 90. maddesinde açıkça vurgulandığı üzere; usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu; bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile anayasa mahkemesine başvurulamayacağı; usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda 4688 sayılı yasanın 15/j hükmünün uygulanma kabiliyetinin bulunmamaktadır. Mesele Anayasa Mahkemesi'nin istikrar bulmuş kararları  çerçevesinde değerlendirildiğinde "Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları"nın tümüne sendika hakkı yasağı öngören söz konusu yasa hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğu" açıktır. Zira Anayasa Mahkemesi de kendi kararlarında Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerine ilişkin bir konuda yasa hükmü ile milletlerarası antlaşma arasında bir çelişki olması halinde yasanın uygulanma imkanının olmadığını belirtmektedir.

 

            Yargılamalar esnasında sendikamızın zaten kurulmuş olduğunu bilenlerin bu acziyet karşısında başvurdukları diğer hukuksuzlar da irdelenmiştir. Özellikle; "mahkeme kararı uyarınca genel kurulunu yapması için olanak sağlanmadığı, genel kurula katılacaklar hakkında disiplin soruşturmaları yapılarak, disiplin cezaları verildiği; bu hususun demokratik hakların kullanmasına engel olma anlamına geldiği gibi, mahkeme kararına uymama durumunu da oluşturduğu" açıklanmıştır. Yasaları uygulamakla görevli makamların yasa tanımaz tavırlarla yasa koyucunun iradesine aykırı davrandığı ve kanunları çıkarlarına göre yorumladıkları izah edilmiştir.

 

Sendikamız hukukun üstünlüğünü tekrar tekrar kanıtlayacaktır. Zira Sendikamızın varlığı hukukun üstünlüğünün bizatihi kanıtıdır. Sendikamız haksızlıklara, adam kayırmalara ve kanunsuz emir ve kanunsuz yaklaşımlara dur diyecek emniyet hizmet sınıfını insanca bir yaşama alanına ve çalışma şartına kavuşturacaktır. Tüm engellemeleri de bu gün olduğu gibi bertaraf edecektir.   

 

            Bilindiği ve savunmalarımızda açıklandığı üzere;  emniyet hizmet sınıfı mensuplarının çoğunun, aşırı ve düzensiz çalıştığı, baskılara maruz kaldığı, keyfi yönetim ve hatta tayinlere maruz kaldığı bir gerçektir. Takdir edileceği üzere çalışma şartlarının iyileştirilmesi, karşılaştıkları sorunları dile getirmeleri ve çözüm aramaları için sendika gibi bir yapının bulunmasının bir zorunluluktur. Sendikamız sistemin baskıları ile ezilen meslektaşlarımızın sesini duyurabileceği tek mercidir.  

            Buradan tüm meslektaşlarıma seslenmek istiyorum. Diklenmeyen ama dimdik duran, hakkından fazlasına göz dikmeyen ancak hakkından aşağısına da rıza göstermeyen bir anlayışla her türlü zulme ve haksızlığa karşı yanınızda olacağız. asla boyun eğmeyeceğiz.  Bu süreçte hemen yanı başımızda olan insanların dahi sırt çevirdiğini gördük, direndik. Özünü inkar eden, üst yöneticisi oldukları sendikayı mahkeme salonlarında yok sayan. bizi yok sayanların yanında saf tutan ve bu ihanetlerinin karşılığında imtiyazlı bürolarda görevlendirilerek ödüllendirilen insanlar gördük, direndik. ömrümüz vefa ettiğince direneceğimizi yıllardır verdiğimiz mücadelelerle gösterdik. bilinsin ki neyle tehdit edilirsek edilelim kimlere ne menfaatler sunulursa sunulsun bize inanan bunca insan varken kimse bizi yolumuzdan çevirmeyecek.

 

            170 yıllık Türk Emniyet Teşkilatının bir sendikasının var olabilmesi için verdiğimiz mücadeleler bugün bir nişane kazanmıştır. Geç de adalet tecelli etmiş, tüm Emniyet Teşkilatının hakkettiği sendikamızın vardığı bugün hukuki kesinlik kazanmış ve mahkeme kararıyla tescillenmiştir.

 

            Bugüne kadar kendisine yapılan her hukuksuzluğa karşı mücadele etmiş ve her mecrada kazanmış olan Emniyet-Sen yöneticileri bugünden sonra Emniyet Teşkilatına karşı yapılan tüm hukuksuzluklara karşı mücadelesine devam edecek ve hukukun üstünlüğünün ispatı olmayı sürdürecektir. Bilinmelidir ki sendikamız Emniyet Teşkilatına Firavun olmaya niyetlenen her gücün karşısında bir Musa olacaktır.

           

            Bizimle birlikte davamıza inanarak  hak arama mücadelesi veren herkese bu büyük zaferimiz hayırlı, uğurlu olsun.

            Kamuoyuna saygı ile duyurulur...

 

                                                                                                         Faruk SEZER

                                                                                              Emniyet-Sen Genel Başkanı

 

Okunma Sayısı:9520

Yorumlar:

HABERE YORUM YAZIN