… BAYRAM O BAYRAM OLA…!

Yayınlanma Tarihi:30-08-15 08:38

GÜÇLÜ SENDİKA TALEBİMİZ DAHA FAZLA GÖRMEZDEN GELİNEMEZ…!!!

 

170 yıllık köklü ve onurlu Emniyet Teşkilatında bir hak arayışı idi mücadelemiz.

 

Adı EMNİYET-SEN idi.

 

Zira; 170 yıldan beri ötekileştirilen, sindirilen, baskı altında tutulan; siyasilerin bitmek bilmeyen hukuksuz isteklerine tereddütsüz uyan bürokratların uygulamaları altında adeta inleyen, bunların elinde oyuncağa dönüşen; nuh nebiden kalma disiplin ve atama mevzuatından güç alıp parmak sallayanların ceza tehdidiyle zorla çalıştırılan, köleleştirilen; birbiri ardına intihar eden, boşanmalarda ve aile içi şiddette liderliği kimselere kaptırmayan, kendi hakkını koruyamadığı gibi, yetkilerini bir türlü halk adına, hak adına kullanamayan, keyfi uygulamaların tavan yaptığı bir teşkilatı ve mensuplarını, bu çıkmazdan kurtarabilme mücadelesi idi bizimkisi.

 

Toplum kesimlerinin; istediği taraftan girip, istediği zaman, istediği gibi sürebileceği bir tarla olarak gördüğü, işleyişi askeri itaat kültürüne dayandığı için; bu işleyişten yararlanıp, yine mutlak itaat kültürü ile hareket eden hayalet yapıların en kolayından yuvalanmış olduğu, mevcut organize gücünün benzer yapılar tarafından istenilen tarafa kanalize edilebildiği, sivilleşmesine asla izin verilmeyen bir teşkilatı, meşru ve çağdaş sınırlarına çekme mücadelesi idi bizimkisi.

 

Gerçek anlamda devletine hizmet edebilecek, halkı ile kucaklaşabilmiş, personeli huzur ve rahat bir ortamda çalışabilme ve halkına en iyi hizmeti verebilme adına ortaya çıkan bir mücadele idi bizimkisi.

 

Ekonomik şartları iyileştirilmiş, eşi ve çocuklarına daha fazla ve kaliteli zaman ayırabilen, işten evine döndüğünde artık yüzü gülen mensuplardan oluşan huzurlu bir teşkilat yapabilmek adına çıkılan bir mücadeleydi bizimkisi.

 

Her gelen siyasi erkin Emniyet Teşkilatının çalışma şartlarını düzelteceği sözünü vererek mensuplarının yakınlarıyla 1.500.000 kişiye yaklaşan dev bir aileye söyledikleri yalanları yüzlerine vurmak adına, her platformda bunu haykırabilmek adına yapılan bir mücadeleydi bizimkisi.

 

Milletvekillerinin, milletvekili çocuklarının, bürokratların kameralar önünde bile pervasızca sadece görevini yaptığı için azarlamalarının önüne geçebilmek adına yapılan bir mücadeleydi bizimkisi.

 

Mesela bir milletvekili çocuğunun Hatay Dörtyol’da yaşandığı gibi onlarca polisi sıraya dizdirebilmesi, Ankara’da milletvekili çocuğu olduğunu söyleyen birinin kameralar karşısında polis memurlarından sadece görevini yaptığı için sicil numarasını küstahça, terbiyesizce istemesi, gezi olayları esnasında toma aracının önüne geçerek görevini yapan polis memuruna ana avrat küfür eden bir milletvekilinin, Antalya’da alkollü bir şekilde yakalanan ve polise cadde ortasında bir ton hakarette bulunan ve fiili taarruzda bulunan bir milletvekilinin ve buna benzer pervasızlıklara, polis memurunu, Emniyet Teşkilatını rencide eden büyük makamlardaki küçük insanlara DUR diyebilmek adına yapılan bir mücadeleydi bizimkisi.

 

Her 10 Nisanlarda Emniyet Teşkilatının gazını alan, yine her 10 Nisanlarda bu köklü teşkilat mensuplarına yalanlarını söyleyenlere bir şamar gibi yüzlerine vurabilmek adına çıkılan bir yoldu bizimkisi.

 

Çağımız uzay çağı olmasına rağmen hala çağdışı kanunlarla yönetilen bir teşkilatı çağdaş bir teşkilat çizgisine çekebilmek adına çıkılan bir yoldu bizimkisi.

 

Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü adı altındaki darbe dönemlerinden kalan, HUKUKİ ANLAMDA DA YOK HÜKMÜNDE OLAN, UCUBE bir tüzük ile yönetilmenin önüne geçebilmekti bizim amacımız.

 

Sadece oturduğu koltukları düşünen, bulunduğu koltuktan bir üst koltuğa nasıl geçebileceğinin hayalini kuran, bir üst koltuğa geçerken de altta bulunan personelinin üzerine basa basa bu amacına ulaşan, sonra da alttaki personeline bir sinek gibi muamele eden yöneticileri tarihe gömmek adına yapılan bir mücadeleydi bizimkisi.

 

Bu mücadele sebeplerini uç uca sıralar isek bir roman olacak kadar fazladır. Kısaca teşkilatımız içerisindeki tüm bu olumsuzlukları bitirebilmek adına yapılan bir mücadeleydi bizimkisi.

 

Bu zorlu yola başta Genel Başkanımız Sayın Faruk SEZER olmak üzere teşkilat içerisinde bir avuç insan olarak çıktık. Yolumuzun zorlu bir yol olduğunu, yolumuzun engellerle dolu olduğunu bilerek çıktık bu mücadeleye.

 

Her türlü zorluğu yaşadık, teşkilatımız içerisinde makamlardan kovulduk, teşkilat içerisinde kendi meslektaşlarımız tarafından ocu, bucu yaftası ile yaftalandık, yeri geldi meslektaşlarımız; başımıza bir iş gelir diye birer cüzamlı hastaymışız gibi kaçtılar bizden, mesai arkadaşlarımız sırtlarını döndüler, görmezden geldiler. Demokratik bir hak istediğimiz için adeta çarmıha gerildik, aforoz edildik. Kimi siyasiler tarafından VATAN HAİNİ ilan edildik, yola beraber çıktığımız yol arkadaşlarımız tarafından sırtımızdan bıçaklandık, ihanete uğradık, ancak her şeye rağmen yılmadık.

 

Genel Başkanımız Sayın Faruk SEZER’in tabiri ile “SON KALANLAR” olarak hala varız ve Allah’ın izni ile VAR OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ.

 

Girmiş olduğumuz tüm hukuk mücadelesinden ZAFER ile çıktık. 22 meslektaşımız bu uğurda mesleklerinden atıldı. Hukuk bu hukuksuzluklara KOCAMAN BİR DUR dedi ve hepsini mesleklerine iade etti. Yüzlerce arkadaşımız bu uğurda yüzlerce aya varan kıdem durdurma cezaları ile cezalandırıldı. Yine HUKUK bu hukuksuzluklara da dur dedi ve bu arkadaşlarımıza haklarını geri iade etti. Ülke genelinde 28 İdari Mahkemesi bizlerin haklı olduğunu TESCİLLEDİ.

 

Şimdi Emniyet Teşkilatının 170. Yılını kutlayacağımız şu günlerde; bizlere bu HUKUKSUZLUKLARI yapanlara sesleniyoruz;

 

EMNİYET-SEN’İ, DAHA FAZLA GÖRMEZDEN GELEMEZSİNİZ.

 

EMNİYET-SEN’imiz toplumda genel bir kabul görmüştür, büyük bir boşluğu doldurduğu kabul edilmiştir. Alanında tek otorite olarak görülmeye devam etmektedir. Toplumun nabzını tutan dinamiklerce ciddi anlamda muhatap alınmış, anayasal kurumlarımızın yanında, uluslar arası kuruluşların raporlarında yer almış, haklı bir talep olarak görülmüş, varlığının toplumsal barışa büyük hizmet edeceği bu kurumların raporlarında vurgulanmıştır.

 

Bu bağlamda bizler son olarak diyoruz ki; hukuk devleti ve demokrasiden yana gösterdiğimiz ilkesel tavrımızı devam ettirerek, ülkemizin üstün menfaatine olacağına inandığımız, EMNİYET-SEN’in varlığını ve gerekliliğini her ne pahasına olursa olsun her platforma haykırmaya devam edeceğiz, ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ ve BU HAKKIMIZI SÖKE SÖKE ALACAĞIZ. Sendikal hak talebimizi ortaya koyduğumuz ilk günden itibaren olduğu gibi, bundan sonra da teşkilat içerisinde ki hukuksuzlukları yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz.

 

Tüm bu düşüncelerle VE DAHA DA diyoruz ki; 10 NİSANMIŞ, BAYRAMMIŞ KANMIYORUZ…!!! SENDİKA HAKKIMIZ TANINA, BAYRAM O BAYRAM OLA..!!!

 

Tüm teşkilatımız ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

YAŞASIN EMNİYET-SEN…!

Okunma Sayısı:899

Yorumlar:

HABERE YORUM YAZIN